Dünyadan Aya - Jules Verne

Dünyadan Aya – Jules Verne

Haziran ayı Jules Verne’i Dünyadan Aya bitti!

Kitap, Amerika’daki Gun-Club adında iç savaş döneminde en büyük topları icat eden grubun, savaş sonrasında topları kullanarak aya gitme fikirlerini ve bu fikirlerinin uygulanmasını ele alıyor.

Açıkcası ben çok sevemedim bu kitabı. Nedenlerine gelecek olursak.
Öncelikle, kitabın arka kapak yazısı bizi hikaye hakkında oldukça yanlış yönlendiriyor. Arka kapağı okuduktan sonraki beklentim kitabın en fazla üçte ikisinde yolculuğa çıkış hazırlıklarını, son kalan bölümünse yolculuğu ve yolculukta yaşananları anlatması yönündeydi. Ama kitap bunun üzerine değil, kitap tamamen yolculuğa çıkış çalışmaları üzerine.
Bu yolculuğa çıkış çalışmaları bize Jules Verne’in her zaman kullandığı tarzda yani bol miktarda bilimsel içerikle birlikte sunuluyor. 1865’te yazılmış bir roman düşünüldüğünde Verne’in yakaladığı benzerlikler ve yaptığı doğru hesaplamalar gerçekten dudak uçuklatıcı (mesela kitapta kullanılan gülle ile Apollo 1’in boyutları birbirlerine oldukça yakınmış).

Şimdi bu konuda şöyle bir sorunum var; kitabın dili ve yazım zamanı düşünüldüğünde okuyucunun anlayabileceği fersah, libre, kadem gibi ölçüler (en azından benim okuduğum İthaki) baskısında oldukları gibi bırakılmış. Yani okuyucu her sayı gördüğünde bir duraksayıp bunu kendi zihnince canlandırabileceği birimlere çevirmek zorunda. Bu nokta da iki sorun devreye giriyor. İlki kitap boyunca Verne’in okuyuculara verdiği notlardan onun insanların gerçekten bu birimleri algılamasını istediğini görüyoruz (çünkü mil olarak verelen ölçüleri fersah’a çeviriyor ya da karakterlerine fersah ölçü birimini kullandıracak yollar arıyor) ama ben okurken duraksayıp bahsettiği rakamları gözümde canlandırmaya çalışırken hikayeden oldukça koptum. İkinci sorun ise bir paragraf içinde ard arda beş, on tane rakam sıraladığı yerlerdi ki artık bir süre sonra rakamları öylesine okuyup geçmeye başlamıştım. Bu sebepten dolayı kitap bende istenen etkiyi yaratamadı. (Bu bağlamda doğru olan yöntem nedir emin değilim ama ben bir birim kullanılıyorsa onu okuyucunun anlayabileceği bir birime çevirme taraftarıyım.)

Sevdiğim yönü ise yazıldığı tarih ele alıncak olduğunda birçok doğru sonuca ulaşıp bunları okuyucuya bir hikaye eşliğinde vermesi ve o dönemin, ayda hayat var mı tarzı artık bilimsel olarak yanlışlığı kanıtlanmış soruları gündeme getirmesi.

Bence astronomiden hoşlanan insanların bir şans vermesi gereken bir kitaptı. Ben, Jules Verne’in asında bir zaman yolcusu olduğu ama geleceği çok değiştirmemek adına hikayelerini tam olarak anlatamadığı yönünde bir teori geliştirmeye başladım.

Son olarak çeviri ve editörlüğe değinmeden geçemem. Çeviri’ye çok fazla laf etmeyeceğim Zühre İlkgelen okuma keyfini baltalamayan bir çeviri ortaya koymuştu fakat böyle bir kitap için (ki elimdeki 5. baskısı) olmaması gerektiği kadar fazla redaksiyon hatası vardı.

Reklamlar

Yorum Yap

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s