Kategori arşivi: Favorilerim

Merdivenler Kenti – Robert Jackson Bennett

İşte karşınızda Merdivenler Kenti, orijinal adıyla City of Stairs… İlahi Kentler üçlemesinin ilk kitabı.

Sizi bir zamanlar İlahların buluştuğu kent olan Bulikov’a davet ediyorum. İlahi duvarlarla çevrili, hiçbir yere varmayan merdivenlerle dolu, Yeryüzü Kürsüsü’ne ev sahipliği yapan Bulikov’a

Merdivenler Kenti – Robert Jackson Bennett yazısının devamı

Reklamlar

Dünyaya Orman Denir – Ursula K. Le Guin

Ursula K. Le Guin’in ölüm haberini aldığımda çok üzüldüm ve elim doğal olarak kütüphanemdeki öksüz kalan kitaplarına gitti. Boynu bükük kitapların kederine ortak olurken Dünyaya Orman Denir’i elime almadan edemedim; kısacık bir kitap olduğundan da iki oturuşta bitiverdi.

Dünyaya Orman Denir, Hainish Cycle‘ın ikinci kitabı, serinin diğer kitapları gibi o da farklı bir gezegendeki yaşamı konu alıyor. Bir süre önce Avatar filminin konu olarak bu kitaptan ne kadar ekilendiğini duymuş ve kitabı daha da merak etmeye başlamıştım.


Dünyaya Orman Denir – Ursula K. Le Guin yazısının devamı

Çeviri: Merdivenler Kenti – Robert Jackson Bennett

Bitti, bitti, bitti çığlıkları eşliğinde yeni çevirimi tanıtmaya geldim! İşte karşınızda Merdivenler Kenti, orijinal adıyla City of Stairs… İlahi Kentler üçlemesinin ilk kitabı.

Sizi bir zamanlar İlahların buluştuğu kent olan Bulikov’a davet ediyorum. İlahi duvarlarla çevrili, hiçbir yere varmayan merdivenlerle dolu, Yeryüzü Kürsüsü’ne ev sahipliği yapan Bulikov’a

Çeviri: Merdivenler Kenti – Robert Jackson Bennett yazısının devamı

Dönüş – Robert Charles Wilson

Dönüş vaktim olsa tek, en fazla iki oturuşta rahatça bitirebileceğim kadar akıcı ve keyifli bir kitaptı. Yazar Robert Charles Wilson’la birkaç ay önce Darwinya ile tanışmıştım. Darwinya’yı keyifle okusam da eksikleri olduğunu düşünmüştüm; Dönüş ise bence tam anlamıyla olmuş bir kitap.

Dönüş – Robert Charles Wilson yazısının devamı

Canavarın Çağrısı – Patrick Ness

Canavarın Çağrısı beni dün gece uykusuz bırakmak suretiyle bitti. Baştan uyarayım fazla sürükleyici bir kitap. 80. sayfadan sonra falan elinizden bırakması mümkün değil, kendinizi ona göre ayarlayıp başlayın benim gibi uykusuz kalmayın.

Evet, kitap sürükleyici ama nefessiz kalacağınız bir macera romanı beklemeyin. Sürükleyiciliğinin temeli kitabın dili ve hikâyenin sizinle kurduğu duygusal bağ.

Canavarın Çağrısı – Patrick Ness yazısının devamı

1984 – George Orwell

Bu kitap hakkında şu ana kadar söylenmemiş ne söyleyebileceğimden emin değilim… Öncelikle çokça söylenmiş bir noktadan başlayayım, mutlaka okuması gereken bir eser, özellikle de günümüzde. Hatta sanırım kişinin hayatının farklı evrelerinde okuyup farklı noktalarından ders çıkarması gerekiyor.

1984 – George Orwell yazısının devamı

Triffidlerin Günü – John Wyndham

Triffidlerin Günü bir solukta okunan ama dolu dolu bir kitap. Wyndham’ı okurken Krizalitler‘de de olduğu gibi yine sanki kitap 1950lerde değil de, günümüzde 2000lerde yazılmış hissine kapıldım çünkü bahsi geçen kaygıların bir çoğu hâlâ taze.

Kitabın arkasının okuduğunuzda size B sınıf Amerikan filmleri senaryolarından farksız görünebilir. Triffid adı verilen, yürüyebilen, insanları sokabilen, zehirleri kişiyi öldürebilecek kadar güçlü, etobur bitkiler izleyen herkesi kör eden bir meteor yağmuru sonrasında kölelikten kurtulup ekosistemde bir basamak tırmanarak insanların avcısı halini alıyorlar.

Triffidlerin Günü – John Wyndham yazısının devamı

Mülksüzler – Ursula K. Le Guin

Mülksüzler uzun zamandır adını duyduğum, bir süredir de kütüphanemde sıra bekleyen bir kitaptı. Nedense ‘Mülksüzler’ ismi bana itici geliyordu ve bir türlü elim kitaba gitmiyordu. Hainish Cycle‘ın bir diğer kitabı Sürgün Gezegeni‘ni okuduktan sonra Mülksüzler isminin nereden geldiğiyle ilgili fikir sahibi oldumu sanmıştım fakat çok yanılmışım…

Yine de okurken iyi ki bu kadar bekletmişim, şu an okumak için çok doğru bir zamanmış dedim. Bu kitabı 20li yaşlarımın başında okusaydım yine çok beğenirdim ama sanırım aynı anlamları çıkaramazdım.

Mülksüzler – Ursula K. Le Guin yazısının devamı

2312 – Kim Stanley Robinson

Eveeet, 2312 yaklaşık bir aylık bir okuma süreci sonunda dün gece itibariyle bitti. Kitap o kadar çok şeye el atıyor ki saatlerdir ne yazsam, anlatmaya nereden başlasam diye düşünüyorum.

Yine her zamanki gibi en başından başlayıp konusundan bahsedeyim… 300 yıllık bir zaman sıçraması yapıyor ve kendimizi 2310lu yıllarda buluyoruz. İnsanlık güneş sisteminin tamamına yayılmış, çeşitli gezegenlerde ve uydularda dünyalaştırma çalışmaları sürdürüyor; tıbbi gelişmelerle insan ömrü ciddi anlamda uzamış , bu gelişmelerden faydalanan kişiler 200 yılı aşkın süre hayatta kalabiliyor; kuantum bilgisayarlar yaygınlaşmış ve insanların yanlarında ya da beyinlerinin içinde taşıyabilecekleri şekilde gelişmiş. Böyle bir evrenin içinde, başkarakterimiz Swan’ın büyükannesi Alex’in ölümüyle ilk belirtilerini gösteren, açıklanamayan birkaç olay yaşanmaya başlıyor.

2312 – Kim Stanley Robinson yazısının devamı

The Sandman, Cilt 1: Prelüdler & Noktürnler – Neil Gaiman

Dün gece okuduğum kitabı bitirip de hala uykuya dalamayınca Sandman’i aldım elime, Düşler Lordu kesesinden kumlarını çıkarıp gözlerime serpiştirsin diye…

Ama sonuç beklediğimden farklı oldu, beni kendi rüyalar alemime götürmek yerine Neil Gaiman’ın düşlerinde bir yolculuğa çıkardı Sandman ve ilk cilt Prelüdler & Noktürnler’i bitirmekle kalmadım üzerine ikinci cilt Bebek Evini de yarıladım.

The Sandman, Cilt 1: Prelüdler & Noktürnler – Neil Gaiman yazısının devamı