Dünyanın Ucundaki Fener – Jules Verne

Dünyanın Ucundaki Fener sonunda bitti! Son sayfalarında bile kendimi zorla okuyormuş gibi hissettiğim bir kitap oldu…

Dünyanın Ucundaki Fener, Güney Amerika’nın en Güney’inde yer alan adalardan birine o bölgedeki deniz güvenliğini sağlamak adına inşaa edilen feneri konu alıyor. Fenerin inşaasından sonra görevini başarıyla yerine getiren Arjantin bayraklı askeri gemi üç bekçiyi, üç ay sürecek nöbetleri için bu ıssız adada tek başlarına bırakıyor ama ada sandıkları kadar ıssız değil.

Dünyanın Ucundaki Fener – Jules Verne yazısının devamı

Reklamlar

Leviathan Uyanıyor – James S. A. Corey

Leviathan Uyanıyor uzun süredir kütüphanemden bana göz kırpıp duruyordu, sonunda ani bir kadarla elime aldım.
Enginlik Serisi’nin bu ilk kitabına başlarken açıkcası ne bekleyeceğimi çok fazla bilmiyordum ve karşımda iyi kurgulanmış bir uzay operası buldum.

Leviathan Uyanıyor – James S. A. Corey yazısının devamı

Mezarlık Kitabı – Neil Gaiman

Mezaklık Kitabı oldukça beğenerek hızla okuduğum bir kitap oldu… Kitap Nobody Owens’ın maceralarını anlatıyor. Nobody sıradan bir çocuk tabii bir mezarlıkta büyüdüğünü saymazsak… Kitap bir dizi hissiyatı veriyor; her bölüm kendi içinde bir maceraya sahip ama bir de sezonun ana macerası var gibi. Bu bölümler arasında ilk başta biraz kesiklik yaratsa da alışınca sorun olmaktan çıkıyor.
Mezarlık Kitabı – Neil Gaiman yazısının devamı

Deliliğin Dağlarında – H. P. Lovecraft

Deliliğin Dağlarında 132 sayfalık kısacık bir kitap olmasına rağmen okuma süreci oldukça uzun sürdü.

Kitap bilimsel çalışmalar için Güney Kutbu’na giden bilimadamının hikayesini anlatıyor. Orada yaşadığı dehşeti bütün dünyadan saklamaya niyetli olsa da Antartika’ya yapılacak bir diğer keşif gezisini engellemek için anılarını gün yüzüne çıkarması gerekiyor ve bilinmezliğin gerilimiyle bizi sarmalayan bir hikaye başlıyor. Deliliğin Dağlarında – H. P. Lovecraft yazısının devamı

Solucanlı Ay – Sally Gardner

Solucanlı Ay,  Aslı Dağlı’nın önerisiyle aldığım bir kitaptı. Kitaba başlarken H. P. Lovecraft’ın karanlık dünyasından çıkmama yardımcı olabilecek sevimli bir kitap arayışındaydım; gerçi bu kitabın niye öyle olacağını düşündüm tam olarak emin değilim (isim ve kapak etkili oldu sanırım). Solucanlı Ay sevimli bir kitap değil; bir sistem eleştirisi, bir alternatif tarih kurgusu, bir dostluk hikayesi. Bir çocuk kitabı olmasına rağmen bir çok yetişkine dahi ağır gelecek bir kitap. Solucanlı Ay – Sally Gardner yazısının devamı

Andrew Brawley’nin Sıradışı Hikayesi – Shaun David Hutchinson

Andrew Brawley’nin Sıradışı Hikayesi bize ailesini kaybettikten sonra hastanede yaşamaya başlayan Drew’un hikayesini anlatıyor. Sayfaları çevirdikçe bunu nedenlerini ve nasıllarını öğreniyoruz. Drew’un karanlık mı karanlık dünyasındaki yürek ısıtan dostluk hikayelerine şahit oluyoruz. Dostlukların ve aşkların insanları hayatta tutmasını ve hayatına devam etmesine yardım etmesini anlatıyor kitap. Bir de Hasta F’in hikayesini… Andrew Brawley’nin Sıradışı Hikayesi – Shaun David Hutchinson yazısının devamı

Alıntı: Andrew Brawley’nin Sıradışı Hikayesi – Shaun David Hutchinson

“… yetişkinlerin en az bizim kadar zor durumda olduklarını fark ettim. Hiç kimse büyümüyordu. Hiç kimse hayatın bütün sırlarını çözemiyordu. Sadece yaşlanıp daha usta yalancılara dönüşüyorlardı.”

-Andrew Brawley’nin Sıradışı Hikayesi, Shaun David Hutchinson

Krizalitler – John Wyndham

Gerçekten çok keyifle okuduğum bir kitap oldu.

Krizalitler bizi post apokaliptik bir dünyaya götürüyor. Aslında felaketin ne olduğunun tam olarak bilmiyoruz fakat canlılarda görülen mutasyonlar bize her ne olduysa bunun nükleer bir durum olduğunu tahmin ettiriyor. Waknuk köyündeki David’in hikayesini okuyoruz. Waknuk köyü oldukça dindar ve tüm canlıların Tanrı’nın onları yarattığı şekilde olması gerektiğini düşünerek bunun dışında kaldığını var saydıkları her şeyi ‘Sapkınlık’ olarak nitelendirip yok etme yolunu seçen insanlarla dolu. David görünüş olarak gereken niteliklerin tümümü karşılasa da aslında o da bir mutant; David’in mutasyonu zihninde ve onun kendi gibi diğerleriyle konuşmadan iletişim kurabilmesini sağlıyor.

Krizalitler – John Wyndham yazısının devamı

Yıkılma Giden Adam – Alfred Bester

Yıkıma Giden Adam bize 24. yüzyılda zihin okuyucuların da olduğu bir dünyayı tasvir ediyor. Esper adı verilen bu zihin okuyucu kişilerin varlığı ve bu bağlamda kullanımları suç oranlarını düşürmüş, hatta cinayeti tamamen ortadan kaldırmış durumda çünkü insanlar cinayet planladıkları anda Esperler bunu fark edip gerekli yerlere bildirmekle görevliler. Ben Reich yaratılan bu güneş sisteminin bir çoğunu içine alan dünyanın en güçlü adamlarından biri ve rakibi olduğu şirketin sahibini başka türlü yenemeyince onu öldürmeye karar veriyor. Bir yandan ise Yüzü Olmayan Adam’ı içeren kabuslar görüyor ve bunun sebebini çözemiyor.

Yıkılma Giden Adam – Alfred Bester yazısının devamı